Kategoriler
Anlamlı sözler Aşk sözleri Güzel Mesajlar Güzel sözler Özel Günler sözleri Resimli Sözler

Resimli Duygusal Sözler – En Yeni Duygusal Sözler

Duygu yüklü sözleri keşfetmeye ne dersiniz ? Her biri kalbinize dokunacak birbirinden güzel ve anlamlı duygusal sözleri siz değerli misafirlerimiz için bir araya getirdik.

Resimli Duygusal Sözler

En Yeni Duygusal Sözler

Seninle olmanın en güzel yanı, her gün farklı bir sabaha uyanıyor olmam. Çünkü günlerimin içinde sen varsan farklılık var.

İnsan yüreğinin inkar etmediği yere aittir.

Sarılabilsek sadece sarılıp öylece kalabilsek.

Sen olunca kalabalık oluyorum. Sakın bırakma ellerimi. Sakın bırakma yüreğimi. Bütün bir ömür seninle geçmeli.

Seni o kadar çok seviyorum ki; yıldızlar geceyi, ağaçlar yeşili, çiçekler güneşi bu kadar sevemez.

Seni sevmenin bir sınırı yok. Koşulsuz şartsız, sorusuz sualsiz, limitlerim olmadan aşığım sana.

Beyaz hızlı kirleniyordu, siyah ise hep suçluydu. Şimdi ben bir gökkuşağı oluyorum sana karşı. Bütün renklerin duygularını taşıyorum göklerden sana.

Benim bir şeye ihtiyacım yoktu. Her şeyim sendin.

Aslında yaprak ağaçtan sıkılmıştı sonbahar bahane.

Evet aklımda hala o var, imkansız olduğunu bile bile.

Her gün, her saat, her dakika, her saniye; aklıma gelen ilk isim senin ismin oluyor. Sen benim zaman kavramım oldun sevgilim. Zamansız yaşayamaz insan.

Ikarus güneşe çok yakın uçtuğu için yakmış kanatlarını. Ama sevdasından asla vazgeçmemiş. Ben de sana doğru geliyorum, sonumun ne olduğunu umursamadan ve asla vazgeçmeden sevdamdan.

Ellerini elime aldığım zaman aklımdaki tek düşünce: “Şu an rüyada mıyım? Yoksa gerçek mi?”

Seni görünce nefesim kesiliyor, yüreği hızla çarpmaya başlıyor. Seni her gördüğümde sanki ilk defa görüyormuşum gibi hissediyorum. Bu normal mi?

Sensizlik bir uçurumdan aşağı düşmek gibidir. Uçurumun dibi olmaz, sürekli düşersin. Çünkü uçurumun dibi olsaydı, sensizliğin de bir sınırı olurdu.

Sadece bir kere gözlerine bakmak bu kadar etkiler mi.

Bir gün benden şikayet ettiğin ne varsa, özleyeceksin.

Yakın olmak istediğin insanlara uzaktan bakmak çok zor.

Seni ne kadar çok sevdiğimi, biri seni sevince anlayacaksın

Aramızdaki eller, diller, günler ve sözler var. Hangi birine kulak assam canın yandı, tıkadım ben de kulaklarımı. Aşkın bende mücevher sandığıydı. Sağır ettim kendimi, sonra sen duymaya başladın. Her dile bir cevap yerine, her güne bir ızdırap ektin. Bu kadar değersiz miydi bilmiyorum senin için, ama ben hala sağır gezmeyi, sana dil değdirmemeyi seviyorum.

Bazen korkuyorum hissettiğim şeylerden. İçime bir öküz oturuyor ne yaparsam yapayım kalkmıyor. Bu his beni tüketiyor, ne zaman içimin baharlarına kış gelse, sen benden kilometrelerce uzağa gidiyorsun. Ayrılık çanları çalıyor, imam namaza değil, ayrılığa ezan okuyor.

Sıcak bir kahvede bulduğumu başka bir kişide bulamıyorum. Bu dinginliği seviyor benim. Hiçbir his beni bir kahve kadar huzura boğmuyor. Vazgeçiyorum sevgili, senden ve sana dair her şeyden vazgeçiyorum. Artık kahve fincanlarını seviyorum, burnumda tüten kahve kokularını seviyorum.

Duygularımı dile getirecek kelimeleri bulmak zor senin karşında, sana bakıyor olunca. Dilimden süzülecek kelimelerim kayıp, sevmek belki de büyük bir ayıp. Dile yapılan bir ayıp… Hükmünü yitiriyor dil, eros ilk okunu attığından beri.

Ağlayamıyorum, düğümleniyor gözyaşlarım boğazımda kalan kelimelerim gibi. İnancımı bağladığım sen, bu denli yıkıma uğratınca beni.

Bir tek sana verdim kendimi. Kadınlığımı teslim ettim, adamlığını unutmaz beni başının üstünde tutarsın diye. Ben bir tek sana güvendim, gururumu hiçe sayıp bir sana sarıldım. Ben ilk defa mücadeleye giriştim ve ilk defa dizlerim kanadı çocukluğumdan bu yana, ilk hamlede yere yapıştım.

Öyle bir gel ki, gelişin yarsın aşkın ızdırap kemiğini başta başa. Omurgaları kırılsın, iç organları parçalansın. Kalbi atmasın ızdırabın, canı çıksın. Gelişin büyük dağlara kar yağdırsın. Buz kesilsin bütün etraf. Gel, yeter ki gel ben bütün felaketlere razıyım.

Ferhat’la Şirin olduk. Leyla’yla Mecnun olduk. Aslı’yla Kerem olduk. Kavuşamadık, kavuşsaydık aşk olmazdı, inandım artık buna. Kavuşamayınca nam saldık, kavuşamayınca daha da yandık…

Güzel değil hiçbir bahar, ısıtmıyor içimi hiçbir ülkenin güneşi. Nefesim soluk borumdan geçmiyor artık. İçim dışım kanıyor sevgili.

Alev aldı buralar, sokaklar darmadağın. Saçlarımsa zaten ucundan dibine kadar kırgın… Tırnaklarım yok artık yemekten, bira göbeği yaptım biraz da. Hala bana aldığın hırkayı giyiyorum ve hala senin sigarandan içiyorum. Anlayacağın çok iyi gidiyor. Her şey yolunda ve yerinde, her şey olması gerektiği gibi ve olabildiğine normal… Duygulanmıyorum, düşünmüyorum, sabahlamıyorum, uykusuz kalmıyorum. Yatakta bir sağa bir sola dönmelerim yok artık, başımı bir sağ yastığa bir sol yastığa koyuyorum, aramıyorum hiç göğsünün taze kokan yanını. Özlemiyorum da. Beyaz rengi de sevmiyorum artık.

Bu hayatta size dair ne varsa,onu size sunmak için varız. Her daim..

Sağlıcakla Kalın..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir